Sedef hastalığı doğrudan ölümcül bir hastalık değildir. Ancak sedef hastalığının bazı ağır formları (eritrodermik ve püstüler sedef) tedavi edilmediğinde ölüm riski taşır. Ayrıca sedef hastalığı kalp hastalığı, felç ve karaciğer hastalığı gibi komplikasyonlarla ilişkilendirildiği için hastanın yaşam beklentisini dolaylı yoldan etkiler.
Bu içerikte sedef hastalığının doğrudan ölümcül olup olmadığını, hangi sedef formlarının ciddi risk taşıdığını, sedefin hangi organ sistemlerini etkilediğini, mortalite oranlarını ve hastanın hangi belirtilerde acil değerlendirme istemesi gerektiğini bulacaksınız.
Sedef Hastalığı Doğrudan Ölümcül müdür?
Sedef hastalığı kendisi doğrudan ölümcül bir hastalık değildir. Sedef hastası olan bireyler genel popülasyonla benzer yaşam süresine sahiptir. Sedef hastalığı bulaşıcı da değildir, temasla başkasına geçmez.
Ancak sedef hastalığı sadece bir cilt hastalığı olarak değerlendirilmemelidir. Sedef otoimmün ve sistemik inflamatuar bir tablodur. Sedefin yol açtığı kronik inflamasyon vücuttaki damar, kalp, karaciğer, böbrek ve eklem gibi organları uzun vadede etkiler. Bu nedenle ağır ve tedavi edilmemiş sedef hastalığı hastanın yaşam beklentisini ortalama 4-5 yıl kısaltabilir.
Sedef hastalığının ölümcül hale gelmesi iki durumda görülür. Birinci durum sedefin ağır alt tipleridir (eritrodermik ve püstüler sedef). İkinci durum sedefe eşlik eden sistemik komplikasyonlardır (kardiyovasküler hastalık, felç, karaciğer hastalığı).
Hangi Sedef Türleri Ölüm Riski Taşır?
Sedef hastalığının farklı klinik formları vardır. Bu formların büyük bölümü ölüm riski taşımaz. Ancak iki alt form (eritrodermik sedef ve püstüler sedef) acil tıbbi müdahale gerektiren ağır tablolardır.
Ölüm riski taşıyan sedef türleri şunlardır:
Eritrodermik sedef: Vücut yüzeyinin %90'ından fazlasını kaplayan kırmızılık ve yaygın dökülmeyle seyreder. Hastada protein kaybı, sıvı-elektrolit dengesizliği, ısı düzenleme bozukluğu ve enfeksiyon gelişir.
Genelleşmiş püstüler sedef (von Zumbusch tipi): Vücutta yaygın irinli kabarcıklarla ortaya çıkar. Hasta ateş, titreme ve halsizlik yaşar. Bu formda kalp yetmezliği ve sepsis riski yüksektir.
Bu iki form hastanın hastaneye yatırılarak tedavi edilmesini gerektirir. Eritrodermik sedefte mortalite oranı yaşlı ve komorbiditesi olan hastalarda %10-64 arasında değişir. Genelleşmiş püstüler sedefte tedavi edilmediğinde mortalite %2-16 arasında bildirilir.
Plak tipi sedef (en sık görülen form), guttat sedef, ters sedef ve tırnak sedefi doğrudan ölüm riski taşımaz. Ancak bu formların hepsi kronik inflamasyon yükü nedeniyle sistemik komplikasyonlara zemin hazırlar.
Sedef Hastalığının Ölümcül Komplikasyonları
Sedef hastalığı sadece cildi etkileyen bir hastalık değildir. Sedef hastalarında sistemik komplikasyonlar genel popülasyona göre belirgin artmıştır. Bu komplikasyonlar hastanın hem yaşam kalitesini hem yaşam süresini etkiler.
Sedef hastalığının en önemli sistemik komplikasyonları şunlardır:
Kardiyovasküler hastalık: Sedef hastalarında kalp krizi riski normal popülasyona göre 1,3-3 kat artar. Ağır sedef hastalarında bu risk 6 kata kadar çıkabilir.
İnme (felç): Sedef hastalarında iskemik inme riski ortalamanın 1,5-2 katıdır.
Metabolik sendrom: Sedef hastalarında obezite, hipertansiyon, insülin direnci ve dislipidemi birlikte görülme sıklığı yüksektir.
Karaciğer yağlanması: Sedef hastalarında non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı riski 2-3 kat artmıştır.
Psoriatik artrit: Sedef hastalarının yaklaşık %30'unda eklem tutulumu gelişir. Tedavi edilmediğinde kalıcı eklem hasarı bırakır.
Böbrek hastalığı: Ağır sedef hastalarında kronik böbrek hastalığı riski artar.
Depresyon ve intihar riski: Sedef hastalarında depresyon oranı normal popülasyona göre 2 kat, intihar düşüncesi 3 kat artmıştır.
Kardiyovasküler ölüm sedef hastalarında en sık mortalite nedenidir. Ağır sedef hastalarında kardiyovasküler ölüm riski 5 yıl erken ortaya çıkabilir.
Sedef Hastalığı Hangi Organları Etkiler?
Sedef hastalığı primer olarak cildi tutar. Ancak sedefin altında yatan sistemik inflamasyon birden fazla organ sistemini etkiler. Sedef hastası bu organ sistemleri açısından düzenli takip edilmelidir.
Kalp ve damar sistemi sedef hastalığından belirgin etkilenir. Sedef damarlarda inflamatuar süreç yaratarak ateroskleroz gelişimini hızlandırır. Sonuçta kalp krizi ve inme riski artar.
Karaciğer sedef hastalarında sık etkilenen bir organdır. Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı sedef hastalarında normal popülasyondan 2-3 kat sık görülür. Ayrıca sedef tedavisinde kullanılan metotreksat karaciğer üzerinde ek yük oluşturur.
Eklemler psoriatik artrit tablosuyla tutulur. Hasta parmak eklemlerinde şişlik, sabah tutukluğu ve sırt ağrısı yaşar. Tedavi edilmeyen psoriatik artrit kalıcı eklem hasarı bırakır.
Göz iritis ve üveit gibi inflamatuar tablolarla etkilenebilir. Böbrek ağır ve uzun süreli sedefte kronik böbrek hastalığı gelişimine zemin hazırlar.
Sedef Hastalığında Ölüm Riski Kimlerde Yüksektir?
Sedef hastalarının küçük bir bölümünde mortalite riski belirgin artmıştır. Bu grup dikkatli takip gerektirir.
Yüksek riskli sedef hastaları şunlardır:
Vücut yüzeyinin %10'undan fazlasını tutan ağır plak sedef hastaları
Eritrodermik ya da püstüler sedef atağı yaşayan hastalar
Erken yaşta (40 yaş öncesi) tanı alan sedef hastaları
Psoriatik artrit eşlik eden hastalar
Metabolik sendromu bulunan sedef hastaları
Sigara ve alkol kullanan sedef hastaları
Bu gruptaki hastalar dermatoloji takibine ek olarak kardiyoloji, gastroenteroloji ve romatoloji değerlendirmesi almalıdır.
Sedef Hastalığında Ne Zaman Acil Değerlendirme Gerekir?
Sedef hastası bazı belirtilerde beklemeden hastaneye başvurmalıdır. Bu belirtiler ağır sedef formu ya da ciddi komplikasyon gelişimini gösterir.
Acil değerlendirme gerektiren durumlar şunlardır. Vücut yüzeyinin %75'inden fazlasında ani yaygın kızarıklık gelişmesi, ciltte hızla yayılan irinli kabarcıklar, yüksek ateş ve titreme, göğüs ağrısı ya da nefes darlığı, ani bacakta şişme ve morarma, yoğun karın ağrısı ve sarılık sedef hastasında acil değerlendirme gerektirir.
Hasta ayrıca eklemlerde ani şişme, gece ağrısıyla uyanma ya da sabah 1 saatten uzun süren tutukluk yaşadığında romatoloji değerlendirmesi istemelidir.
İntegratif Tıp ile Sedef Hastalığı Tedavisi
Bioloji Tebabet Kliniği olarak integratif tıbbın birçok yönteminden faydalanarak sedef hastalığı semptomlarının çok büyük oranda iyileştirilmesini ve hastanın hayat kalitesinin artmasını sağlıyoruz. Bağırsak-cilt ekseninin onarımı, sistemik inflamasyonun düşürülmesi, mikro besin eksikliklerinin bireysel biyokimyasal profile göre giderilmesi ve otoimmün aktivitenin dengelenmesi bu sürecin temel ayaklarını oluşturur.
Uyguladığımız protokoller hastanın aldığı dermatoloji tedavisinin yerine geçmez, bu tedavinin verimini artıran ve alevlenmelerin sıklığını azaltan bir zemin çalışması işlevi görür. Doğal içerikli preparatlar, kişiselleştirilmiş beslenme düzenlemeleri ve fonksiyonel tıp değerlendirmeleriyle sedef hastasının cilt bulgularını ve eşlik eden sistemik komplikasyonlarını uzun vadede destekleyen bütüncül bir plan yürütüyoruz.